rdu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rdu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2011 Pazar

North Carolina'da ilk günler

Gecenin bir yarısı inmiştim RDU havaalanına. Çevremi keşfetmeye çalışıyor, gördüğüm farklı şeyleri hemen hafızama kazıyordum ilerde bir şey olurda unutmayayım diye. Kalabalık havalanlarından sonra RDU havalanı inanılmaz ufak ve boş geldi gözüme. Tabir yerindeyse in cin top oynuyordu.

İki yıllık bir maceranın getirdiği belirsizlikle doldurduğum bavullarımı almak için beklerken Duke'den beni almaya gelecek olacak mı diye de kara kara düşünüyordum. Bir yere gitmeden önce her türlü hazırlıkları yapan ben okuldan beni karşılamaya gelen olmazsa ne yapacağımı bilmediğimden birazcıkta korkuyordum.

Neyseki çıkışta o saatte ismimin yazılı olduğu kağıdı okuyup beni karşılamaya gelen gönüllü o gün için hayatımda gördüğüm en önemli insanlardan biriydi. İşin garibi o gün için çok önemli olan ve hayatımı kurtarmışcasına bağlı hissettiğim gönüllüyü bir daha hiç görmedim.

Gönüllü beni bir gün önce Durham'a gelmiş olan Ahmet'in evine götürdü. Gecenin köründe cırcır böceklerinin sesleri arasında üç katlı evlerin arasında Ahmet'in evine geldik. Zili çaldığımda Ahmet'i karşımda gördüğümdeki mutluluğumu tahmin bile edemezsiniz.

Sabah olmasına az kalmış olsa bile, yatacak özel bir yerim olmasa bile, o gece hiç bilmediğim diyarlarda arkadaşımın evinde yerde halının üzerinde yatmaya çalıştım. Bir an önce günün yüzünü görüp hayata devam etmeyi istiyordum.

31 Aralık 2010 Cuma

ABD'ye GİDİŞ

Uçak bileti alınmış, vize işlemleri bitirilmiş, cebe de bir süre idare edilecek para konulduktan sonra ilk yurt dışı deneyimim için hazırdım. Hazırdım diyordum demesine ama aslında ne kadar da hazırlıksız ve acemi olduğumu oradaki her geçen gün öğrenecektim. 

Uçağım Ankara- İstanbul- New York JFK - North Carolina RDU şeklinde sürecek oldukça uzun bir rotayı takip edecekti. Bununla birlikte bazı arkadaşlarımın batı yakasına gittikleri düşünüldüğünde aslında çokta uzun degildi uçuş. Ankaradan İzmir'e veya İstanbul'a uçakla seyahat yapmıştım fakat bu denli uzun bir yolculuk gerçekten çok zor bir deneyimdi. THY uçağı ile gittiğim İstanbul- New York arasında rahat koltuklar ve koltukların önlerindeki müzik dinlemeye ve film izlemeye yarayan sistemi ilk kez görmüştüm ve bu durum çok hoşuma gitmişti. Ayrıca bu intereaktif sistemde gösterilen filmler de oldukça yeni filmlerdi ve gidene kadar bir kaç film izleme şansım oldu. Ama zaman ilerledikçe sıkılmaya başlıyor, ayaklarımda ağrılar hissediyordum. İnsanların uçak içerisindeki yürüyüşlerinin bu ayak ağrılarına iyi geldiğini anlayıp arada sırada uçak içerisinde turluyordum.

Uçak JFK'ye indiğinde oldukça detaylı bir aramadan geçip vize kontrolünden geçtikten sonra North Carolina RDU'ya aktarmayı bekledim. Farklı bir ülke farklı bir ortam her zaman korkutucu olmuştur insanlara. Benim içinde bu dakikalar korkutucu bir bekleyiş ve bir an önce uyuma ihtiyacı şeklinde vücud bulmuştu. Beklerken çevremi kolaçan ediyor ilginç ayrıntılara takılıyordum. Bineceğim uçak için fazla bilet satılmış olduğu anonsu geliyor ve bu uçağa binmeyip iki saat sonrakine binmek isterseniz 250 dolar civarında para verileceğini söyleniyordu. Bu çok garibime giden uygulamanın bana olumsuz olarak yansımamasını umut ediyor ve bir an önce uçağa binmeyi dört gözle bekliyordum. Sonunda uçaktan bu parayı alarak inecek bir kişi bulunuyor ve uçak seyahate hazır olarak bizi bekliyordu.

Bu aşamada ufak birkaç şok daha yaşıyordum. Koca bir uçakla ABD'ye gelmiş ben ufacık bir uçağa binmeye çalışıyordum. Koltukları dar, bavul koyacak yeri sınırlı bu uçakta üstelik 50-60 yaşlarında bir kadın hostes beni inanılmaz şaşırtıyordu. Uçağın bu haliyle uçabileceği bile benim için süpheliyken uçak rahat bir şekilde uçtu ve RDU havalanına geldi.