31 Aralık 2010 Cuma

ABD'ye GİDİŞ

Uçak bileti alınmış, vize işlemleri bitirilmiş, cebe de bir süre idare edilecek para konulduktan sonra ilk yurt dışı deneyimim için hazırdım. Hazırdım diyordum demesine ama aslında ne kadar da hazırlıksız ve acemi olduğumu oradaki her geçen gün öğrenecektim. 

Uçağım Ankara- İstanbul- New York JFK - North Carolina RDU şeklinde sürecek oldukça uzun bir rotayı takip edecekti. Bununla birlikte bazı arkadaşlarımın batı yakasına gittikleri düşünüldüğünde aslında çokta uzun degildi uçuş. Ankaradan İzmir'e veya İstanbul'a uçakla seyahat yapmıştım fakat bu denli uzun bir yolculuk gerçekten çok zor bir deneyimdi. THY uçağı ile gittiğim İstanbul- New York arasında rahat koltuklar ve koltukların önlerindeki müzik dinlemeye ve film izlemeye yarayan sistemi ilk kez görmüştüm ve bu durum çok hoşuma gitmişti. Ayrıca bu intereaktif sistemde gösterilen filmler de oldukça yeni filmlerdi ve gidene kadar bir kaç film izleme şansım oldu. Ama zaman ilerledikçe sıkılmaya başlıyor, ayaklarımda ağrılar hissediyordum. İnsanların uçak içerisindeki yürüyüşlerinin bu ayak ağrılarına iyi geldiğini anlayıp arada sırada uçak içerisinde turluyordum.

Uçak JFK'ye indiğinde oldukça detaylı bir aramadan geçip vize kontrolünden geçtikten sonra North Carolina RDU'ya aktarmayı bekledim. Farklı bir ülke farklı bir ortam her zaman korkutucu olmuştur insanlara. Benim içinde bu dakikalar korkutucu bir bekleyiş ve bir an önce uyuma ihtiyacı şeklinde vücud bulmuştu. Beklerken çevremi kolaçan ediyor ilginç ayrıntılara takılıyordum. Bineceğim uçak için fazla bilet satılmış olduğu anonsu geliyor ve bu uçağa binmeyip iki saat sonrakine binmek isterseniz 250 dolar civarında para verileceğini söyleniyordu. Bu çok garibime giden uygulamanın bana olumsuz olarak yansımamasını umut ediyor ve bir an önce uçağa binmeyi dört gözle bekliyordum. Sonunda uçaktan bu parayı alarak inecek bir kişi bulunuyor ve uçak seyahate hazır olarak bizi bekliyordu.

Bu aşamada ufak birkaç şok daha yaşıyordum. Koca bir uçakla ABD'ye gelmiş ben ufacık bir uçağa binmeye çalışıyordum. Koltukları dar, bavul koyacak yeri sınırlı bu uçakta üstelik 50-60 yaşlarında bir kadın hostes beni inanılmaz şaşırtıyordu. Uçağın bu haliyle uçabileceği bile benim için süpheliyken uçak rahat bir şekilde uçtu ve RDU havalanına geldi.

26 Aralık 2010 Pazar

Vize İşlemleri

Vize İşlemleri

ABD'ye gitmek için vize gerekmektedir. Öğrenci vizesi ile gitmek için ise önümüzde genellikle iki seçenek oluyor. Bunlar F1 ve J1. Bu iki vize türü için genelde okullar size başvurunuz kabul edildikten sonra ve siz gitmeye karar verdiğinizde bazı belgeler yolluyorlar.Bunlardan en bilineni olan I-20 belgesi olmadan vize işlemleri tamamlanamıyor. Bu vizelerden hangisi sizin için uygunsa onu seçmeniz önemli bir ayrıntı yurt dışı eğitimde. Birbirlerinden bazı temel noktalarda ayrılan bu vize türleri ile ABD'de öğrencilik döneminizde avantajlar elde edebiliyorsunuz.
F-1 Vizesi
Bu vizenin akademik çalışma ve dil eğitimi için gelenlere verilen “geçici” nitelikli bir vize olduğunu söyleyebiliriz. Geçici olmasının nedeni eğitiminizin süresi ile doğrudan bağlantılı olmasından kaynaklanmaktadır. Genelde lisans eğitimi için 5, yüksek lisans için 3 ve doktora için 5 yıllık süre ile verilir. Amerika'ya giriş belgelerinde (I-94 formu) süre kısmında “duration of study” anlamına gelen “D/S” ibaresi bulunur. Eğitiminizin geçerli bir sebeple uzaması durumunda yenilenmesi kolaydır.
F1 vizesine sahip öğrenciler tam zamanlı olarak öğrenci olmak zorundadılar. Bu da Amerika'da çalışma iznine sahip olmadıkları anlamına geliyor. Bununla birlikte, mezuniyetten sonra bir yıl “optional practical training (OPT)” adı altında çalışma izni alma hakları vardır. OPT'ye başvuran öğrenciler “Employment Authorization Document (EAD)” denilen kart ile çalışma iznine sahip olurlar. Bu vize ile gelen öğrencilerin eşlerinin çalışma izni olmadığı gibi, vize başvurularında eşler için zorunlu sigorta olayı da yoktur. F1 vizesi ile gelen öğrencilerin işleri F2 vizesi alırlar.

J-1 Vizesi

Bu vize kültür değişimi amaçlı olarak belli eğitim, bilim veya sanat dallarında bilgi ve yeteneğe sahip kişilere verilen vize türünü ifade eder. Türkiye'den YÖK ve Milli Eğitim bursu ile gelenler J-1 vizesi alırlar. J-1 vizesine başvurabilmek için sözkonusu değişim programını organize eden kuruluş tarafından düzenlenebilen IAP-66 formuna ihtiyaç vardır. F1 vizesine başvurabilmek için gereken I-20 formuna benzer bir form olan IAP-66 formu olmadan J1 vizesine başvurulamaz.
J1 vizeli öğrencilerin eğitim gördükleri okula devam zorunluluğu olmakla birlikle kampüs içi veya, eğitim görülen konuyla ilgili olmak koşuluyla, kampüs dışı bir işte haftada 20 saat çalışabilirler. Eğitim süresi bittikten sonra eğitim süresi bir yıldan az ise eğitim süresi kadar, fazla ise 18 aya kadar çalışılabilir. Bu çalışmanın eğitim yapılan alanda olması şarttır.

Bununla birlikte, F1'den farklı olarak hemen hemen her J-1 vizesi “Two-Year Foreign Residence Requirement” denilen mezuniyet sonrası iki yıl ABD dışına çıkması gerekmektedir. Rotary ve Fullbright gibi burslarla gelen öğrenciler, Amerika dışında ofisi olan firmalarda iş bulup bu mecburiyeti baska yabancı ülkelere gidip çalışarak yerine getirirebilirler. Bu vizelerle gelen öğrencilerin eş ve çocukları, J-2 vizesi alabilirler.

23 Aralık 2010 Perşembe

Yurt Dışı Eğitim Başvuru Belgeleri

CV, Statement of Purpose, Referans Mektubu, Not ortalaması, Affidavit Of Support, Essay, Sağlık raporları gibi başvuru belgeleri yurt dışı yüksek lisans başvurularında genel olarak istenen belgeler arasında yer almaktadır. Bununla birlikte, bölümlere göre değişen başvuru ücretleri genelde geri alınamamakta olduğundan başvuruların ince elenip sık dokunarak yapılması gerekmektedir.
Amaç mektubunda genel olarak gitmek istediğiniz bölümde neden eğitim almak istediğinizi belirtmeli, bu bölümle ilgili tecrübelerinizin olup olmadığını vurgulamalısınız.
Amaç mektubunda eğitiminizi tamamladıktan sonra ne yapmayı planladığınızı ifade etmeli ayrıca bu eğitimde zorlanmayacak şekilde bir alt yapıya sahip olduğunuzu göstermelisiniz.

CVlerin genelde kısa olmasına özen göstermeli, tarihsel olarak sıralanmış olarak gerçekten vurucu detayları yazmalısınız. Yazılmış makale ve yapılmış uluslararası çalışmalar iyi bir CV'de yer alması gereken noktalardır. Hobiler kısımlarına bireysel sporlardan ziyade takım sporlarının yazılması takım çalışmasına yatkın olduğunuz ve asosyal bir kişiliğinizin olmadığını göstermesi açısından çok önemlidir.

Referans mektuplarında bazı üniversiteler elle yazılmış olanlarını ve damgalı olanlarını kabul ederken bazı üniversiteler direk ilgili kişiye mail yollayıp oradaki değerlendirmeleri yapmasını istemektedir. Bu bakımdan referans olarak belirteceğiniz kişinin önceden bilgilendirilmesi ve gelecek olan email hususunda dikkatli olunması gerekmektedir. Bazen bu mailler spam listesine düşmekte ve eğer dikkatli bir kişi değilse referans mektubu ilgili kişiye ulaşamayabilmektedir.

Not ortalamalarını eğer üniversitenin ingilizce vermesi söz konusu değilse çevirmek gerekeceğinden önceden üniversiteden ingilizce not ortalaması verip vermediklerini öğrenmek çok önemlidir. Bu noktada diğer bir sorun da not sistemleri arasındaki farklılıkların iyice belirtilmesi gerektiğidir. Not sisteminin 4 lük mü 5 lik mi yoksa 10 lukmu olduğunun açık olarak belirtilmesi gerekmektedir. Eğer başvurulan üniversite belli bir sistemde not ortalaması istiyorsa başvuru belgelerinizde çevrilmiş notu da belirtmek büyük önem taşımaktadır.

Sağlık raporları kısmında çok zorlayıcı konu tüberkülos kısmı olmaktadır. Türkiyede her çocuğa vurulan bu aşı ABD sistemine göre virütik bir nitelik taşımaktadır. Bu yüzden de pozitif çıkan sonucun tanında gögüs röntgeni ve doktorun raporu gerekmektedir. Bu aşamada doktorun raporu ingilizce yazması gerekeceğinden önceden hazırlık yapıp doktoru bilgilendirmek gerekmektedir.

22 Aralık 2010 Çarşamba

Başvuru Sürecinde Dikkat Edilecekler

Başvuru yapılırken bazı dikkat edilecek noktalar mevcut.

Zamanlama: ABD de Üniversitelere başvuru aşamasında dikkat edilecek en önemli noktalardan birisi zamanla konusudur. Başvurular için gerekli son sürelere dikkat edip başvuru için gereken süreleri geçirmemek lazım. Bununla birlikte, başvuru belgelerinin özellikle de TOEFL, GRE, GMAT gibi sınav sonuçları eğer son dakika da alınmışsa Okula zamanında gönderilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu noktada bazı üniversitelerin başvurularının sürekli olduğunu, yani neredeyse her ay başvuru kabul ettiklerini bazılarının ise Aralık ayı bitmeden başvuruları kapadıkları görülmektedir. Bu yüzden başvuru yapılacak Üniversiteye göre zamanlamayı ayarlayıp ona göre hareket etmek gerekiyor.

Yüksek Sınav Notları: ABD dünyada üniversite eğitiminin en kaliteli yapıldığı ülkelerden biridir. Bu yapı dolayısıyla tüm dünyadan bir çok öğrenci bu yüksek kaliteli eğitimden ve entellektüel birikimden yararlanmak için ABD'ye gelmek istemektedir. Bu da ister istemez başvuru sürecini zorlaştırmakta ve rekabet içerisinde olunan kişilerin sayısının artmasına neden olmaktadır. Özellikle Uzak doğulu ve Asyalı öğrenciler için kurtuluş yolu olarak görülen ABD de üniversite ve yüksek lisans eğitimi alınması süreci diğer ülkelerden gelenler için daha da zorlaştırmakta. Bu yüzden Okulların seçim kriterlerinde İngilizce bilgisinin test edildiği TOEFL, Matematiksel ve Üst düzey sözel yeteneğin test edildiği GRE ve İşletme Fakültelerine girmek için gerekli GMAT sınav sonuçları belirleyici olmaktadır. Başvuru belgelerinde istenen belli seviyede minimum sınav notları çoğu zaman okullar tarafından seçilmek için yeterli olmamaktadır. Bu yüzden mümkün olduğunca yüksek puanlarla başvuru yapmak kabul şansını artıracaktır.

Okul Başvurusunu etkileyen faktörler

ABD'de Üniversite başvuruları yapılması çok boyutları olan ve özel ilgi gösterilmesi gereken bir konu. Üniversite seçimi, yaşanılan eyaletin seçimi, bölüm seçimi ile başlayan bu süreç, daha sonra üniversitelere girilmesi için gereken sınavları geçmekle devam edecek daha sonra da başvuru için gerekli belgelerin tamamlanması ile sürecek bir süreç.
Üniversite seçim süreci bir çok boyutları olan bir süreç. Burs durumu, Üniversitenin sosyal imkanları, gidilecek bölümün sıralaması, Üniversitenin seçim kriterleri gibi konuları iyice değerlendirip karar verilmesi gerekiyor.
Başvuru aşamasında ben 9 Üniversiteye başvurmuştum bunlardan 4 tanesinden kabul belgesi gelmişti. Bu Üniversiteler ve bölümleri Duke Uluslararası Kalkınma Bölümü, North Carolina State University Ekonomi bölümü, Arizona State University Public Policy ve UC Santa Barbara Ekonomi bölümleriydi.
Seçim aşamasında İklim, Okulun sıralaması ve Birlikte gittiğim arkadaşlarım olması büyük etken oldu. Bu yüzden Duke Universitesini seçtim. Arizona State Universitesi ile Duke Universitesi arasındaki kararımın oluşmasında sıralamadaki konum önemli etken oldu.
Sıralamalar konusunda yararlandığım internet sitelerinden birini paylaşıyorum sizlerle.
http://econphd.econwiki.com/rankings.htm
burada phd için ekonomi alanında alt dallarda sıralamalara ulaşmak mümkün.
http://www.university-list.net/us/rank/univ-20121138.htm
buradan da public policy dalındaki rankinglere ulaşabilirsiniz.

3 YIL SONRA YENİDEN

En son 11 Nisan 2007 tarihinde yazdığım ilk blog sayfamda belirtmiş olduğum Duke Universitesi Uluslararası Kalkınma bölümünü bitirerek Türkiye'ye döndüm.

Bundan sonra sürekli olarak sayfamda ABD, Duke Universitesi, North Carolina ve Yurt dışında Üniversite eğitimi konularında tecrübelerimi paylaşacağım.